byRZOPU. alan moore'un yazdigi cizgi roman savas sonrasinda ingiltere fasistlerce yonetilmektedir. bir toplama kampinda ustunde tibbi deneyler yapilmis, bu vesileyle tayyare olmus bir eleman sorumlularin ebesine atlamaya yemin eder, iktidardakilerin analarindan emdikleri bes cayini burunlarindan getirir. lezizdir, pek hostur. yıl 1998. 80'ler ingiltere'sinden izler taşıyan bir yakın gelecek tasarımı. bir liderin hakimiyeti altında faşist bir yönetim hakim. v, eski bir savaşın kurbanlarından birisidir ve sürekli gülen ürkütücü maskesini yüzünden çıkartmadan gölge galerisinde yaşamaktadır. parasızlıktan vücudunu satmak üzere olan bir genç kızı kurtarıp nostaljik, sürreal inine süre sonra, v anarşist eylemlerine başlar. mekanının nerede olduğu kesinlikle tam olarak belli değildir fakat bu garip mekanın kapıları her yere açılabilmektedir. bir metroya ve hatta liderin karargahlarına. v'nin yıkıcı eylemleri baskıcı sisteme zarar vermeye başlar. ki o anarşistleri yıkıcılar ve yaratıcılar olarak ikiye ayırır. bu eylemler zamanla sistemin ve lider biraderin sonunu hazırlayacak ve londra'da saf anarşi ortaya kadar güçlü bir eser olduğunu ve ne kadar iyi çizildiğini kelimelere dökebilmek çok mümkün değil. v'nin gizemli, hayranlık uyandırıcı, korkutucu görünüşü, hareketleri ve rengarenk, nostaljik bir labirenti andıran mekanı nasıl anlatılabilir bilmiyorum. v'nin hayatına soktuğu kadına aydınlanması için verdiği ceza roman ve grafik roman sanatının doruk noktalarından birisidir. ayrıca resim tekniği açısından da psychedelic renkler ve çizgiler yoluyla okuyucunun bilinçaltını harekete geçirir. alan moore'un metni ise bu hareketi kamçılar. cizimleri basta garip gelse de, eserin duygusunu vermekte cok basarili olan, anarsi nedir ne degildir sorunsalina bir de alan moore'un acisindan, thatcher ingilteresi uzerinde bakmamizi saglayan kult digeri icin bkz mulksuzler eğitim sistemimizdeki "v for veli" gerçeğini altüst etmiş bir alan moore yapıtı natalie portman ın 2005 yılı icerisinde görünecegi filmlerden biri. yönetmeni james mcteigue olup cekimlerine mart ayında baslanması kararlastırılan filmdir bu ayrıca. filminin cekilecegi haberi, hem heyecanlandiran hem de du$unduren bir haberdir. zira v for vendetta cekilirken cok dikkatli olunmalidir. cizgi romanda oldugu gibi du$unce balonlarini onlar da - hakli olarak - oldurecekler midir ve acaba streets of london burada da calacak midir? hepsinden onemlisi, o gulumsemeyi nasil vereceklerdir?aksi takdirde wachowskiler icin dial m for murder'i cekebiliriz. alan moore'un *senaryosunu okuduktan sonra desteklemeyi bıraktığı bir çizgi roman uyarlaması*. isminin, sue grafton'in cinayet romanlarindan esinlenilmis gibi durdugu eser. bakalim sue grafton "v" harfini ne icin kullanacak? ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
SONGÜL ŞAHİN/YAZAR Tarkan’ın yeni şarkısı 17 Şubat’ta yayımlandı. Yayımlanır yayımlanmaz beklendiği gibi çok büyük ilgi çekti. Hem aşk acısı çekene hitap etti hem iş bulamayana. Hem depresyonda olana hitap etti hem kendini yalnız hissedene. Her hâli ile birçok kişinin kendinden bir parça bulduğu bir şarkı oldu. Şimdiden şarkıya marş gözü ile bakanların sayısı yoğunlukta. Peki ama bu, gerçekten bir marş mı yoksa Tarkan her zamanki gibi sadece şarkı mı yaptı? Birçok sosyal medya kanalından gördüğüm kadarı ile şarkı bir marş olarak çoktan benimsenmiş. Gerek siyasi liderlerin gerek 17’lik tayfaların sosyal medya hesabında çoktan yerini aldı bile. Her kesimden büyük ilgi gördü. Acaba Tarkan bunun bir marş olarak görüleceğini biliyor muydu veya istiyor muydu? Klibe bakılırsa kesinlikle evet. GEÇÇEK KLİBİ İLE V FOR VENDETTA FİLMİNDEKİ BENZERLİK “Hatırla, 5 Kasım’ı hatırla!” sloganı ile beyinlere kazımış bir başkaldırı filmidir V for Vendetta. Filmin başrol oyuncusu V’nin televizyonlara bağlanma sahnesi ile Tarkan’ın klibindeki giriş sahnesi aynı. Her ikisi de bir binanın vericisinden, yayın yapan tüm cihazlara ansızın bağlanıyor ve bir şekilde halk ile iletişim kurmaya çalışıyor. Bundan yola çıkarak Tarkan’ın isteyerek bir mesaj vermeye çalıştığı çok açık. Tarkan’ın şarkısını yayınlama saati yine film ile benzer çağrışımlar yapıyor. “Hatırla, 5 Kasım’ı hatırla!” sloganına karşı “Geççek” ile kendi sloganını yazmışa benziyor. TARKAN’I BU NOKTAYA GETİREN NEDENLER… Genelde şarkılarında “Dudu Dudu”, “Kuzu kuzu” gibi tatlı ikilemler ve farklı söylemler kullanarak insanın içini kıpır kıpır eden Tarkan, şimdi toplumsal konuları ele alan bir şarkıyla çıktı karşımıza. Yaptığı paylaşımlar ile yüreğinin her zaman Türkiye’de olduğunu gösterdi. Orman yangınları, kadın cinayetleri, intihar eden gençler, yok edilen tarihi alanlar onu hep üzdü ve o, bu üzgünlüğü hep dile getirdi ve paylaştı. En son ayyuka çıkan ekonomik kriz ve belki de onun değerlisi olan Minik Serçe’yle ilgili olay ona bunu yaptırma gereği duydurdu. Sonuçta hepimiz biliyoruz. Tarkan ne böyle bir klibi yanlışlıkla çeker ne anlamının nereye gittiği belli olmayan şarkı sözü yazar. Böyle bir şarkıdan sonra her şey Tarkan için aynı olur mu? Bilinmez. Yine de bu şarkıyı bu sene her ufak tripte ya da seçim meydanlarında çokça duyacak olmamız bana göre çok açık bir gerçek. Bir yazar, duygularını nasıl eserine yansıtıyorsa bir şarkıcı da duygularını demek ki şarkılarına yansıtıyormuş. Bir kere daha şahit olmuş olduk. E, tabi kişi alanında çok başarılı ise yankısı da büyük olur! Böylelikle bizlere de bilgileri bir araya getirip sizlere sunma gereği doğdu.
v for vendetta 2 çıktı mı