TüpMide Ameliyatı Riskleri Nelerdir? Tüp mide ameliyatları sonrası % 1’lik hayati komplikasyonların oluşma ihtimali vardır. Kanama ve açıklık olması durumunda bu sorun hastanın yaşamına etki edebilmekle birlikte, fark edildiği gibi cerrahi müdahale ile çözüm sunulabilmektedir.
Tüp mide ameliyatı laparoskopik (kapalı) olarak , yani salt milimetrik deliklerden girerek yapıldığından girişim sonrası ağrı minimaldir ve estetik sonuç da mükemmeldir. Fotoğrafta bir olgumuzun ameliyat sonrası 10. günündeki kesi durumu paylaşılmış olup, birkaç ay sonra bu çizgiler de hemen hemen görülemez hale gelecektir.
SevgiliTaner Bey ile 2016 yılının Nisan ayında, mide rahatsızlığım dolayısıyla tanıştım.Kendisi gerek ameliyat sürecinde olsun gerekse ameliyattan sonra ki kontrol süreçlerinde olsun büyük bir özveriyle ilgilendi.Ameliyat kararını almamızda ki en büyük etken kendisidir.Çünkü bizlere gerekli tüm açıklamaları, olasılıkları bizlerin anlayabileceği bir dilde
Mide alınması, gösteriyor ki et yiyen kişilere oranla yemeyen kişilerde mide kanseri olma olasılığı daha fazladır. Taze meyve ve sebzelerin tüketilmesi ile mide kanserine yakalanma riskini azaltmış oluruz. Bunun sebebi ise taze meyve ve sebzelerin bol bol antioksidan içermesiyle alakalıdır. Özellikle de C vitamini yüksek
Mide ameliyatı riskleri, günümüzde teknolojinin geldiği son nokta ile oldukça düşük seviyelere inmiştir. ClinicExpert doktorlarına göre mide ameliyatlarında asıl önemli olan kısım uzman doktor tavsiyeleri dahilinde ameliyatın gerçekleşmesidir. Son dönemlerde mide ameliyatı ile kilo veren birçok insan bulunmaktadır. Mide ameliyatları ile istenilen estetik görünüm
QM4m12. Mide ameliyatları, konusunda bilgi edinebilmek için mideye uygulanan ameliyatlar ve nedenleri hakkında bilgi edinmek gerekir. Bu nedenle burada mide ameliyatları yöntemleri konusunda bilgiler verilecektir. Mide ameliyatları sindirim sisteminin en önemli organını düzeltmek için yapılır. Vücuda alınan besinlerin sindirilmesi işlemi büyük oranda bu organda gerçekleşmektedir. Sindirim olayının tam manasıyla gerçekleşmemesi mide de var olan bazı rahatsızlıklardan dolayı gerçekleşir ve yeni hastalıklar için bir başlangıç noktası ameliyatları Mideye uygulanan cerrahi müdahaleler başlıca üç kısımda kelepçesi Midenin üst kısmına silikon malzemesinden bir bant takılması şeklinde yapılan mide ameliyatları yöntemlerindendir. Ameliyat kapalı olarak adlandırılan laparoskopik yöntemle yapılmaktadır. Uygulanan silikon bandının genişliği sonradan ayarlanarak büyütülebilir yada küçültülebilir. Bu işlem için ameliyat sonrasında cilt bölgesinden uygulanan bir iğne yeterli olmaktadır. Mide ameliyatları arasında yer alan bu yöntemin amacı küçük bir fincan büyüklüğünde olan midenin kısıtlanmış miktarda gıda alınabilmesini sağlamaktır. Bu ameliyat metodu uygulanan kişi ayda ortalama 7 ile 8 kilogram arası bir değerde mide ameliyatları Bu ameliyat çeşidi de kapalı olarak laparoskopik yöntemle yapılmaktadır. Bu ameliyat ile midenin yaklaşık olarak % 90’lık bölümü kesilir ve vücuttan sonra vücutta kalan mide yemek borusunun bir uzantısı şeklindedir. Ameliyatın üzerinden bir yada iki gün geçtikten sonra hastanın taburcu olabilmesi söz konusudur. Bu metotla mide ameliyatlarından biri uygulanan kişinin ayda 10 kilogram zayıflayabilmesi söz konusudur. Ameliyat bittikten sonra herhangi bir müdahale gerekmez ve hasta 12 saatlik bir süre geçtikten sonra ağızdan by-pass’ı Mide ameliyatları konusunda uygulanan son yöntem budur. Bu yöntemde midenin üst kısmının kesilmesi şeklinde yapılır. Küçülen midenin emilim oranı son derece azaltılmış olur. Mide ameliyatlarından biri olarak uygulanan bu yöntem sonrasında hasta yaşamını sürdürdükçe vitamin, kalsiyum ve gerektiğinde demir ilaçları almalıdır ayrıca düzenli aralıklar ile hastanın sağlık kontrolünden geçmesi gerekir. Bu ameliyatı olan hastanın ayda 8 ile 10 kilogram kaybetmesi söz konusudur. Hasta gerçekleşen operasyon sonrasında 2-3 gün arası hastanede belirtilen mide ameliyatları uygulan başlıca ameliyat yöntemleridir. Belirtilen mide ameliyatlarının hepsinde ortak yön aşırı kilo alınması olarak ifade edebileceğimiz obezite ile mücadele ameliyatlarıdır. Bir takım hastalarda jejunum adı verilen barsak kısmı ağız haline getirildikten sonra vagotonomi denilen mide sinirin kesilmesi ameliyatı birlikte yapılmaktadır. Mide ameliyatları sadece midenin boyut olarak küçültülmesinden ibaret değildir. Mide ameliyatlarında bazı mide sinirlerinin de ameliyat edilmesi gerekebilmektedir. Mide ameliyatlarında mide sinirinin de ameliyata dahil olması işlemine “dragstedt ameliyatı” denilir. Bazı mide ameliyatlarında vücutta kalan mide kısmı ile oniki parmak bağırsağının devamlılığı sağlanması gerekmektedir. Mide ameliyatlarında midenin boşaltılması için mide kapısı denen bir işlem de uygulanır. Son Güncelleme 011616 Mide Ameliyatları ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz. 3 Yorum Yapılmış "Mide Ameliyatları" selamun aleykum .hocam ben mide kapağimin ordan maliyat yerden ikinçi ameliyatım buçuk hafta cm çiizk var kestiler sigara falan oluyo iltihap kababilirmi oluyo olsa ilaçla düzelebilirmi yoksa tekrar ameliyatmı olmam gerekiyo olursanız aydınaltırsanız çok sevinirim tşk akşamlar. İlyas Çiçek . YAZ Mide intihabi en cok tetikleyen sigaradir bilindigi gibi sigarani bir cok organlarina zarari vardir mide intihabi olan kisiler kesinlikle sigaryi kökten birakmalidir ayrica doktor tedavisi olmasi gerek birde sitresten uzak durmali ancak bu sekilde bu hastaliktan sifalar ve saygilar Nurettin . YAZ Alakalı, köpü-rücü tozlar ve manyezi sütü, uygun ilaçlardır. Tahriş eden, yiyecek ve içecekler alınmamalıdır. Pernisyöz anemi varlığında, adale içi zerkler şeklinde, b12 vitamini verilir. Demir eksikliği ya da basit anemi de görülebileceğinden, bunlarda örneğin, demir alarak tedavi edilmelidir. Akgün . YAZ Mide Hastalıkları Nelerdir Mide Hastalıklarını 7 ana bölümde toplayabiliriz 1-Mide Kanseri 2-Reflü 3-Gastrit 4-Hazımsızlık 5-Mide Ülseri 6-Mide yanması 7-Mide tembelliği Şimdi bu hastalıkları tek tek tanıyalım... MİDE KANSERİ Mide Kanseri dünyada akciğer kan... Midenin Kalp Gibi Atması Midenin kalp gibi atması, Bireyin karın bölgesinde hissettiği, kalp atışına benzer bir durum olan mide atması şeklinde ifade edilebilmektedir. Midemizde hissedilen atma durumu, birden bire başlayabileceği gibi uzun süreli olarak da görülebilmekted... Mide Ağrısı Ve İshal Mide Ağrısı Ve İshal Soğuk kış aylarında mide ağrısı ve ishal sıkıntısı çekmek pek de şaşırtıcı bir durum değildir. Bir çoğumuz mide ağrısını üşütmeye bağlıyor. Fakat mide ağrısı üşütmeyle olabileceği gibi ger hangi bir hastalığında belirtisi olabi... Sabah Görülen Mide Bulantısı Sabah Görülen Mide Bulantısı, uzmanlar tarafından kusacakmış gibi kötü bir hissin meydana gelmesi durumu olarak tanımlanan mide bulantısı tek başına bir hastalık olmamakla beraber başka bir hastalığın habercisi olarak da bilinir. Mide bulantısının pe... Mide Kazınması Mide kazınması, halk arasında açlığın olduğunu anlatmak için kullanılan bir deyimdir. Acıkma nedeniyle midenin zil çalması gibi etkile hissedilen mide kazınmasının bazı kötü alışkanlıklardan, hatalı beslenmeden ya da bazı hastalıklardan kaynaklanıyor... Mide Ödemi Mide ödemi; mide ve on iki parmak bağırsağı yüzeyinde veya daha derin katlarda ilerleyen ve genelliklede Helicobacter Pylori adı verilen bakteriden kaynaklı bir yaradan meydana gelir. Genellikle ödemin fark edilmemesi ve gereken tedavinin uygulanmama... Mideden Ses Gelmesi Mideden ses gelmesi, günümüzde her insanda meydana gelebilecek bir durumdur. Hatta bu durum özellikle yatarken çok sık bir şekilde meydana gelerek sizlere rahatsızlık verebilir. Mideden ses gelmesi birçok zaman mideyle alakalı bir durumdur. Fakat baz... Mide Bulantısı İştahsızlık Mide Bulantısı İştahsızlık, Mide bulantısı birçok insanın hayatında sık sık karşılaştığı ve kişiye büyük rahatsızlıklar veren sorunların başında gelmektedir. Hemen hemen her insanın yaşadığı mide bulantısı, aynı zamanda beraberinde iştahsızlık proble... Mide Duvarı Kalınlaşması Mide duvarı kalınlaşması gastroin testinal olarak tanımlanan mide hastalıklarının önemli bir belirtisidir. Çok kesitli BT teknolojisi mide duvarı kalınlaşması durumunu ve kenarların değerlendirilebilmesi aşamasında kullanılan oldukça etkili bir yönt... Mide Bulantısı ve Halsizlik Mide bulantısı ve halsizlik, tek başına bir hastalık olarak kabul edilmeseler de önemli başka hastalıkların haberclsl ya da yan etkisi olabilirler. Mide bulantısı, karın bölgesinde ağrıya, yiyeceklerin yakılması ve sindiriminde problemlerin oluşmasın... Mide Kasılması Spazma uğrayan bölge her hastada aynı büyüklükte değildir. Acı en çok epigastriyum denilen kesimde yani kaburgaların altı ile göbek arasında kalan kesimde duyulur. Mide spazmı midenin veya bir başka organın organik çeşitten bir hastalığı olabilir.... Mide Spazmı Midenin kramp şeklinde şiddetli ağrılı kasılması olayına Mide Spazmı denir. Ağrı genellikle göbekle kaburgalar arası bölgede hissedilir. Bazen göğüs kafesine ve sırta doğru yayılabilir. Bu ağrıya dayanmak hasta için oldukça zordur. Ağrı sırasında has... Mide Hastalıkları Nelerdir Midenin Kalp Gibi Atması Mide Ağrısı Ve İshal Sabah Görülen Mide Bulantısı Mide Kazınması Mide Ödemi Mideden Ses Gelmesi Mide Bulantısı İştahsızlık Mide Duvarı Kalınlaşması Mide Bulantısı ve Halsizlik Mide Kasılması Mide Spazmı Mide Gevşekliği Uykuda Mide Bulantısı Psikolojik Mide Bulantısı Böbrek Taşı Mide Bulantısı Yaparmı Mide Asidi Fazlalığı Alkol Sonrası Mide Bulantısına Ne İyi Gelir Geçmeyen Mide Bulantısı Mide Fesadı Mide Alındıktan Sonra Yaşam Mide Gazı Mide Koruyucu Mide Ve Sırt Ağrısı Geğirme Mide Kanseri Nedir Ani Mide Ağrısı Mide Bypass Ameliyatı Mide Kisti Mide Ağrısı Kola Vurur Mu Popüler İçerik Mide Gevşekliği Mide Gevşekliği, Mide ve yemek borusunun bir kapağı vardır. Bu kapağa KÖS adı da verilir. Normalde yemekler yutulduktan sonra yemek borusundan geçerek... Uykuda Mide Bulantısı Uykuda mide bulantısı, mide bulantısı tek başına bir rahatsızlık olabileceği gibi farklı bir hastalığın belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Kronik m... Psikolojik Mide Bulantısı Sık sık ve nedenini anlayamadığınız bir şekilde mideniz mi bulanıyor? Kokulara, yediklerinize hatta sinirlenmeye karşı tepkilerinizde bulantı ön pland... Böbrek Taşı Mide Bulantısı Yaparmı Böbrek taşı mide bulantısı yapar mı, böbreklerde meydana gelen taşlar, sırt ağrısı ve mide bulantısı etkisi gösterir. Böbreklerdeki taş oluşumlarında ... Mide Asidi Fazlalığı Mide asidi fazlalığı bir takım mide sorunlarını tetikleyen bir durumdur. Normalde midedeki asit belirli bir seviyenin üzerine çıkmaz ancak asit oranın... Alkol Sonrası Mide Bulantısına Ne İyi Gelir Alkol sonrası mide bulantısına ne iyi gelir, mide bulantısı değişik etkenler nedeniyle ortaya çıkabilir. Bunlardan birisi de alkol tüketimidir. Özelli...
Midede Yirtilma ne demek?Mide delinmesi mide rahatsızlıkları çeşitlerinden birini oluşturur. Mide delinmesi, mideye zararlı olan yiyecek veya içecekleri çok fazla ve sürekli bir şekilde tüketmek sonucu gerçekleşmektedir. Mide sağlığının korunması için yediklerimize, içtiklerimize dikkat etmek ameliyatı ne kadar sürede iyileşir?Tüp mide ameliyatı sonrası, mide iç dikişler genel olarak 15 gün içinde iyileşir. Tam iyileşme süreci ise bir ay sürer. Tüp mide ameliyatı kilo sorunu olan pek çok kişi için en ideal çözümlerden biri olmuştur. Bu ameliyat cerrahi bir işlem olduğu için son derece titizlikle yapılması delinmesi nasıl anlaşılır?Mide ülserinin belirtileri nelerdir?Midede yanma ve ağrıBulantıKusma ile gelen kaybıŞişkinlik ve yedikten sonra mide ağrısıMide aldırma ameliyatı nasıl oluyor?Tüp mide ameliyatında büyük kesi yapılmadan, karın ön duvarından açılan yaklaşık 0,5 cm'lik delikler aracılığıyla midenin yüzde 80'lik kısmı alınır. Kalan yüzde 20'lik kısım bir tüpü andırdığı için tüp mide ameliyatı adı verilmiştir. Yapılan bu kapalı girişime laparoskopik cerrahi mide delinir mi?Çünkü stres anında salınan adrenalin, kortizol gibi hormonlar, ki bunlara stres hormonları adı verilir, mideyi tahriş eden asit gibi salgıların da artmasına ve sonuçta ülser gelişimine katkıda bulunur. Mide delinmeleri de genelde stres sebebiyle üst kısmında ağrı neden olur?En sık rastlanan mide rahatsızlıkları arasında ülser, reflü ve gastrit bulunuyor. Mide stromal tümörleri ve dumping sendromu gibi hastalıklar da ender görülen mide rahatsızlıkları arasında yer alıyor. Mide hastalıkları ile ilgili olan ağrı genellikle üst karın bölgesinde fıtığı ameliyatının riskleri nelerdir?Mide Fıtığı Ameliyatı Riskleri Ancak bazı hastalarda bu ameliyat sonrasında yutma güçlüğü, geğirme ya da kusmada güçlük, midede kramp ve ağrı gibi problemler yaşanabilmektedir. Ancak bu komplikasyonlar genellikle birkaç ay sonrasında normale dönmektedir.
Anasayfa » Genel » Tüp Mide Ameliyatından Sonra Mide Balonu Yerleştirilir mi?Yayın Tarihi 06/01/2017 Mide Balonu Nedir? Endoskopik olarak yerleştirilen mide balonu, uygun vakalarda obezite tedavisinde yardımcı araç olarak kullanılan ameliyatsız bir metoddur. Daha önce mide ameliyatı geçirmiş kişilerde kullanılması kesinlikle kontrendikedir. Bu kural çiğnenirse mide delinmesine ve felakete neden olabilir. Lübnan’dan Dr Chehade ve arkadaşlarının yayınladığı bir makalede, böyle bir vaka paylaşılıyor. 49 yaşındaki kadın hasta, BMI 41 değeriyle 3 yıl önce tüp mide ameliyatı geçirmiş. 30 kilo vermiş ancak gıda alımının artması sonucu 10 kilosunu geri almış. Diyet ve diğer metodlar başarısız olmuş. Takip eden doktoru tarafından 300 ml serumla doldurulan bir mide balonu yerleştirilmiş. Mide Ameliyatından Sonra Mide Balonu Takılamaz! Hasta işlemden 2 saat sonra şiddetli karın ağrısı, hıçkırık ve kanlı kusma yakınmalarıyla bir başka merkeze başvurmuş. Balon acilen çıkarılmış ancak mide mukozasında yırtık gözlenmiş. Hastanın genel durumu iyi olduğundan yırtığın tüm tabakaları içerdiği farkedilmemiş ve gözlem amacıyla yatırılmış. 2 saat sonra hastada taşikardi, mide kanaması ve karında şişlik başlamış. Çekilen karın filminde batın içinde bolca hava olduğu gözlenmiş. Hasta laparoskopik ameliyata alınmış, ancak ameliyat masasında tansiyon düşmeye başlamış ve açık ameliyata geçilmiş. Mide arkasında neredeyse 5 cm’e ulaşan tam kat yırtık gözlenmiş. Tamama yakın mide rezeksiyonu ve mide-barsak anastomozuna geçilmiş. Hastaya 4 ünite kan, 4 ünite plazma verilmesi gerekmiş. Sonuç olarak hastanın genel durumu toparlanmış. Tüp mide ameliyatından sonra çeşitli nedenlerle kilo vermede başarısız olunabilir. Bunun nedenleri arasında % 50 sıklıkta önceki ameliyatın teknik olarak hatalı olması yatar. Mide fundusunun tam olarak çıkarılmaması, hiatal fıtık varlığı, normalden geniş bir tüp oluşturulması gibi.. Bunun dışında hastanın beslenme alışkanlıklarına uyum sorunları ve buna bağlı mide antrumunun genişleyerek ikinci bir depo görevi yapması ve mide posteriorundaki rugaların genişlemesi önemli bir etkendir. Beslenme ve yaşam tarzını değiştirme yönündeki çabalar işe yaramıyorsa, en ideali gastrik bypass, SADI-S veya bipartisyon gibi bir üst metoda revizyon yapmaktır. Hemen her gün konuştuğum, başka merkezlerde tüp mide ameliyatı olup, yetersiz kilo veren veya geri kilo alan hastaların en merak ettiği konu, tüp mide ameliyatından sonra mideye balon takılıp takılamayacağıdır. Hatta bazı meslektaşlarımız tarafından bunun ciddi ciddi bir seçenek olarak düşündüğü şeklinde bilgiler de gelmektedir. Cevabım kesinlikle Hayır’dır. Tüp mide dahil olmak üzere, mide ameliyatı geçirilmiş bir hastaya yutulabilir mide balonu da dahil asla ve asla mide balonu uygulaması yapılmamalıdır. Aksi halde, bu vakada olduğu gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonlar gelişebilir. Yazar Op Dr Murat Üstün Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın IBC kurucusu ve obezite cerrahisi ekibi lideridir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Ameliyatlar Joint Commission International JCI onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır. Tüm Yazıları →
Mide küçültme ameliyatı diyet ve egzersiz gibi yollarla kilo veremeyen ve hormonal sorunu olmayan obez kişilere uygulanan cerrahi bir işlemdir. Tıpta bariatrik cerrahi olarak da bilinen bu ameliyatın amacı, mideyi küçülterek gıda alımını sınırlamak ve/veya bağırsaklara bypass uygulayarak besinlerin emilimini azaltmaktır. Ameliyat açık veya laporoskopik cerrahi yöntemlerinden biri uygulanarak gerçekleştirilir. Günümüzde en sık kullanılan türleri tüp mide ameliyatı ve gastrik banttır. Küçülen mide hastada tokluk hissi uyandırarak daha az yemesini ve güvenli bir şekilde zayıflayarak zamanla ideal kiloya ulaşmasını sağlar. Ayrıca obezite kaynaklı tip 2 diyabet, yüksek tansiyon gibi birçok rahatsızlığı tedavi eder. Ancak ciddiye alınması gereken bir işlemdir, uzman bir doktor ekibinin muayenesi ve kesin önerisi olmadan yapılmamalıdır. Mide küçültme ameliyatı nedir?Mide küçültme ameliyatı neden yapılır?Mide küçültme ameliyatı türleriMide küçültme ameliyatı nasıl yapılır?Mide küçültme ameliyatının riskleri nelerdir?Mide küçültme ameliyatı sonrasıMide küçültme ameliyatı olacaklara öneriler Mide küçültme ameliyatı nedir? Mide küçültme ameliyatı sindirim sisteminde değişiklik yaparak gıda alımını sınırlayan veya besinlerin emilimini azaltan son derece ciddi cerrahi bir müdahaledir. Tıp dilinde bariatrik cerrahi, halk arasındaysa zayıflama ameliyatı olarak da adlandırılır. Kapsamlı bir ameliyattır, mide delinmesi, ülser, midenin kalan kısmından karın boşluğuna sızıntı gibi ciddi risklere yol açabilir. Ülser nedir, neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri Bu nedenle hasta ameliyat sonrasında uzun bir süre sıkı takip altında tutulur. Ameliyatın başarısında hastanın doktor talimatlarına uyması önemlidir.1 Mide küçültme ameliyatı neden yapılır? Mide küçültme ameliyatı mobid obeziteye sahip kişilerin zayıflamalarına yardımcı olmak ve hayati risk oluşturan şişmanlık nedenli sağlık sorunlarını tedavi etmek için uygulanır 2 Reflü Kalp hastalığı Yüksek tansiyon Şiddetli uyku apnesi Tip 2 diyabet İnme Obezite nedir? Obezite vücutta sağlığı bozacak yoğunlukta anormal yağ birikmesidir. Bir kişinin obez olup olmadığı vücut kitle indeksine göre tespit edilir. Vücut kitle indeksi VKİ boya göre kilonun ölçüsüdür. Ağırlığı boy uzunluğunun karesine metre cinsinden bölerek bulunur. Bu ölçüme göre obezite sınıflandırması şöyledir kategori obezite 30-35 VKİ kategori obezite 35-40 VKİ kategori obezite 40 ve üzeri VKİ Obezite nedir? Kimlere morbid obez denebilir? Tedavisi mümkün mü? Mide küçültme ameliyatı kimlere yapılabilir? Zayıflama ameliyatı eğer aşırı kilo hormonal bir sebebe dayanmıyorsa; Vücut kitle indeksi 40’tan daha yüksek olan aşırı şişman morbid obez kişilere Vücut kitle indeksi 35-40 ve tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalığı, şiddetli uyku apnesi gibi aşırı kiloya bağlı ciddi sağlık sorunları olan hastalara Bazı durumlardaysa vücut kitle indeksi 30-34 ve kiloyla bağlantılı sağlık sorunları olan hastalara uygulanabilir. Mide küçültme ameliyatlarının yaş aralığı 18-65’tir. 18 yaşın altındaki ergenler obeziteye bağlı rahatsızlıklara sahipse ebeveyn onayıyla ameliyat olabilirler. 65 yaş üzerindeki kişilerin ise genel sağlık durumu ve aşırı kilo kaynaklı sıkıntıları göz önünde tutularak ameliyata karar verilir. 2 Kimler mide küçültme ameliyatından fayda görür? Kilo vermek için mide küçültme ameliyatı olmak ciddi bir karardır. Ameliyat sadece sonrasında diyet, egzersiz gibi doğal yollarla kilo verme sürecini hızlandırmak için uygulanır. Bu nedenle zayıflama ameliyatına uygun görülen kişilerin daha sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürebilmek için kalıcı değişiklikler yapmaya istekli ve kararlı olması gerekir. Metabolik Cerrahi nedir, nasıl uygulanır? Diyabet tedavisinde etkili midir? Mide küçültme ameliyatına nasıl karar verilir? Mide ameliyatları obeziteye sahip her kişiye uygulanamaz. Hastanın öncelikle bu ameliyata ve sonrasındaki sürece fiziksel ve psikolojik olarak hazır olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Ameliyata onay ancak hastayı muayene eden cerrah ile endokrinoloji, dahiliye, psikiyatri-psikoloji, anestezi ve reanimasyon uzmanının konsültasyon sonucuna göre verilir. Kardiyoloji, göğüs hastalıkları, fizik tedavi uzmanlarının da görüşleri alınabilir. Mide küçültme ameliyatı türleri Tüp mide ameliyatı Sleeve gastrektomi Bu ameliyat günümüzde en çok tercih edilen mide ameliyatı türüdür ve midenin yaklaşık %80’i alınarak gerçekleştirilir. Kalan mide bir muzu andıran tüp şeklinde bir kesedir. 1 Avantajları Midenin tutabileceği yiyecek miktarını kısıtlar. Karşılaştırmalı çalışmalar uzun vadede kilo vermede en az gastrik bypass kadar etkili olduğunu göstermektedir. Bağırsak hormonlarında olumlu değişikliklere neden olarak tokluk hissini artırır. Yaklaşık 2 gün hastanede yatmak çoğunlukla yeterlidir. Tip 2 diyabet nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi Dezavantajları Geri dönüşü olmayan bir prosedürdür. Uzun sürede vitamin/mineral eksiklikleri potansiyeli vardır. Komplikasyon riski ayarlanabilir gastrik banda göre daha yüksektir. Gastrik bypass Gastrik bypass iki aşamadan oluşur. İlk önce midenin üst kısmı geri kalanından ayrılarak hacmi yaklaşık 30 mililitre olan küçük bir mide kesesi oluşturulur. Daha sonra ince bağırsağın ilk kısmı kesilir ve bölünen ince bağırsağın alt ucu açılarak yeni oluşturulan mide kesesine bağlanır. 3 İşlem, kesilen ince bağırsağın üst kısmının daha ilerideki ince bağırsağa bağlanmasıyla tamamlanır. Ameliyat sonrasında tüketilen yiyecekler midenin çoğunu ve ince bağırsağın üst kısmını atlar, böylece vücut daha az kalori emer. Avantajları Uzun vadede ciddi % 60-80 kilo kaybı sağlar. Tüketilen yiyecek miktarını sınırlandırır. Enerji harcamasını artıran koşulları yaratabilir. Bağırsak hormonlarında iştahı azaltan ve tokluğu artıran olumlu değişiklikler üretir. İnsülin nedir, ne için kullanılır? İnsülin direncinin belirtileri ve tedavisi Dezavantajları Diğer mide küçültme ameliyatlarından daha karmaşık bir işlem olduğundan ciddi komplikasyonlar görülebilir. Uzun vadede B12, B9 folat vitaminleri ve demir, kalsiyum, mineral eksikliklerine yol açabilir. Daha uzun hastanede kalmak gerekebilir. Diyet önerilerine, yaşam boyu vitamin/mineral takviyesi alımına ve hasta takip sürecine uyumu gerektirir. Ayarlanabilir gastrik bant Bu ameliyatla midenin üst kısmının etrafına balon gibi şişirilebilir bir bant yerleştirilerek küçük bir mide kesesi oluşturulur. Geri kalan mideyle arasında dar bir geçit bırakılır. Ardından karın derisinin altına konulan bir porta dışarıdan solüsyon enjekte edilerek bant şişirilip besinlerin geçişi ayarlanır. Yiyecekler normalde olduğu gibi sindirilerek emilir. Ameliyat sonrasında bant açıklığının boyutunu ayarlamak için birkaç izleme ziyaretine ihtiyaç duyulur. 4 Avantajları Midenin alabileceği yiyecek miktarını azaltır. Yaklaşık % 40-50 arasında kilo kaybına neden olur. Midenin kesilmesini ve bağırsakların yeniden yönlendirilmesini içermez. 24 saatten daha kısa bir hastanede kalış süresi gerektirir. Bant ayarlanabilir veya gerek duyulduğunda çıkartılabilir. Komplikasyon oranı en düşük mide küçültme ameliyatıdır. Vitamin/mineral eksikliği riski çok düşüktür. Dezavantajları Diğer cerrahi işlemlerden daha yavaş kilo kaybı Vücuda yabancı bir cihaz yerleştirilmesi ve bu cihazın mideye zarar verme riski Ameliyat sonrası diyet ve takip ziyaretlerine sıkı bağlı kalma gerekliliği Hipertansiyon nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi Duedonal Switch’li Biyopankreatik Diversiyon BPD/DS İki ana adımı gerektiren ve nadiren uygulanan bir cerrahi işlemdir. İlk adım tüp mide ameliyatına benzer. Yine midenin büyük bir kısmı alınır ama gıdayı ince bağırsağa bırakan valf, normal olarak mideye bağlanan ince bağırsağın sınırlı bir kısmıyla birlikte kalır. İkinci adımda ince bağırsak ayrılarak iki ayrı yol ve ortak bir kanal oluşturulur. Böylece alınan gıdalar bağırsağın büyük bir bölümünü atlayarak dışarı atılır. 5 Avantajları Ortalama 5 yıllık bir takip süresinde % 60-70’den fazla kilo kaybı Diyetlerin zamanla normale dönebilmesi Yağ emilimini % 70 azaltması Bağırsak hormonlarında olumlu değişikliklerle neden olarak iştahı azaltıp tokluk hissini artırması Diyabet sorununu çözmeye yönelik en etkili mide küçültme ameliyatı olması Dezavantajları Diğer cerrahi uygulamalara göre daha ciddi komplikasyonlar Hastanede uzun kalmayı gerektirmesi Uzun vadede ciddi vitamin-mineral-protein eksikliğine bağlı sorunlar Diyet, vitamin takviyesi alımı ve takip ziyaretlerine sıkı bağlı kalmak Intra gastrik balon Mide balonu Halk arasında mide balonu olarak bilinen intragastrik balon, endoskopik yöntemin kullanıldığı cerrahi olmayan bir mide küçültme işlemidir. Cerrahi tedavi uygulanamayan VKİ 35’ten küçük kişilere diyet-egzersize destek olmak veya VKİ 60’tan büyük kişileri ameliyata hazırlamak için uygulanır. Balonun 6 ay sonra mideden çıkarılması gerekir. Bu prosedürün dezavantajı ise balon mideden çıkarılınca çoğu hastanın verdiği kiloları geri almasıdır. 6 Mide küçültme ameliyatı nasıl yapılır? Mide küçültme ameliyatı iki yöntemle yapılır Açık ameliyat Cerrah karında tek ve büyük bir kesi yapar. Riskleri nedeniyle günümüzde artık pek tercih edilen bir yöntem değildir. Genelde yüksek obezite seviyesi olan, daha önce mide ameliyatı geçiren veya daha başka karmaşık tıbbi sorunlara sahip kişilere uygulanır. Laparoskopik ameliyat Bu yöntemde sadece birkaç küçük kesi yapılır ve ameliyat laparoskop denilen ışıklandırılmış özel kamera sistemiyle monitöre aktarılan görüntülere bakılarak kesiden içeri sokulan ince cerrahi aletlerle gerçekleştirilir. Açık cerrahiden daha az risk taşıdığı, daha az ağrıyla yara oluşumuna neden olduğu ve ameliyat sonrası iyileşme süreci daha hızlı olduğu için mide küçültme ameliyatlarında genelde bu yöntem tercih edilir. Laparoskopi nedir, neden yapılır? Ameliyatı ne kadar sürer? Mide küçültme ameliyatı öncesi hazırlık Hasta sigara kullanıyorsa ameliyattan en az 6 hafta önce sigarayı bırakmalıdır. Yeme-içme ve ilaçlar konusundaki kısıtlamalara uyulmalıdır. Bir fiziksel aktivite-egzersiz programına başlamak gerekebilir. Bazı durumlarda ameliyattan önce kilo vermek ve kan şekeri seviyesini normale yaklaştırmak ameliyatla ilgili sorun yaşama riskini azaltabilir. Mide küçültme ameliyatının riskleri nelerdir? Tüm büyük ameliyatlarda olduğu gibi, mide küçültme ameliyatları hem kısa hem de uzun vadede potansiyel sağlık riskleri oluşturur. Cerrahi prosedürle ilişkili riskler şunlardır Aşırı kanama Enfeksiyon Anesteziye olumsuz reaksiyonlar Kan pıhtılaşması Akciğer veya solunum problemleri Midenin kalan kısmından karın boşluğuna sızıntı İshal Ölüm nadir Uzun vadeli risk ve komplikasyonlar cerrahi tipine bağlı olarak değişir. Genelde şunları içerebilir Bağırsak tıkanması İshal, bulantı veya kusmaya neden olan dumping sendromu hızlı gastrik boşalma Safra kesesi taşları hızlı kilo kaybından dolayı Karın bölgesinde fıtık gelişimi Düşük kan şekeri hipoglisemi Anemi ve osteoporoz yeterli miktarda besin alamamaktan dolayı Mide delinmesi gastrik bantlar buna yol açabilir Ülser Bulantı, kusma ve yutma sorunları Ölüm nadir Mide küçültme ameliyatı sonrası Ameliyattan sonra dinlenmek ve toparlanmak gerekir. Takip şekli ameliyat türüne göre değişmekle birlikte, yeterli miktarda vitamin ve mineral aldığınızdan emin olmak için doktorunuzun önerdiği takviyeleri almayı ihmal etmemelisiniz. Evin içinde yürümek ve dolaşmak, daha çabuk iyileşmenize yardımcı olabilir. Yavaş yavaş başlayın ve güvenli bir şekilde yapabileceğiniz fiziksel aktivite türü hakkında doktorunuzun tavsiyelerine uyun. Kendinizi iyi hissettikçe fiziksel aktiviteleri artırın. Hipoglisemi nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi Ameliyattan sonra, çoğu hasta sıvı diyetten süzme peynir, yoğurt veya çorba gibi yumuşak bir diyete ve birkaç hafta sonra katı gıdalara geçer. Doktorunuz veya diyetisyeniniz hangi yiyecekleri ve içecekleri alabileceğinizi ve hangisinden kaçınmanız gerektiğini size söyleyecektir. Öğünleriniz küçük porsiyonlardan oluşmalı ve yiyecekler iyice çiğnenmelidir. Mide küçültme ameliyatı fiyatı Mide küçültme ameliyatının türü, hastanede yatış süresi, ameliyat öncesi yapılacak testler, doktor-hastane seçimi ve hastanenin bulunduğu il gibi faktörler bu cerrahi prosedürün fiyatını belirler. Bu faktörlere bağlı olarak mide küçültme ameliyatları 20 bin TL ile 80 bin TL arasındadır. SGK vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan ve ameliyat zorunluluğu doktor heyeti tarafından onaylanan kişilerin ameliyat masraflarını kısmen karşılamaktadır. Mide küçültme ameliyatı olacaklara öneriler Mide küçültme ameliyatı son derece tehlikeli ve nadiren ölümle sonuçlanan komplikasyonlar içerebilen cerrahi bir işlemdir. Bu nedenle diyet, egzersiz ve kilo vermeye yardımcı güvenilir bazı ilaçları denemeden ameliyat fikrine sarılmayın. Mide küçültme ameliyatı ancak diyet ve egzersizle desteklendiğinde kalıcı sonuçlar doğurabilir. Ameliyat sonrasında yaşam tarzınızı değiştirmek faydalı olacaktır. Böyle bir ameliyata psikolojik olarak hazır olmak çok önemlidir. Bir uzmanla görüşerek kendinizi gerçekçi bir şekilde değerlendirin. Ameliyata karar verdiğinizde ameliyat olacağınız cerrahı ve hastaneyi çok iyi araştırın. Mide küçültme ameliyatı başarı yüzdelerini öğrenin. Doktorunuzdan mide küçültme ameliyatı riskleri hakkında detaylı bilgi alın. Mide küçültme ameliyatı geçiren hastalarla iletişime geçin ve deneyimlerini öğrenin.
Bu yazı tüp mide ameliyatı ile ilgili özel bir durumu açıklığa kavuşturmak amacıyla yazılmıştır. Tüp mide ameliyatı ile ilgili daha fazla ve kapsamlı bilgiye ulaşmak için ilgili yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Tüp mide ameliyatı günümüzde dünyada ve ülkemizde en çok uygulanan obezite cerrahisi yöntemi haline gelmiştir. Biliopankreatik diversiyon ve duodenal switch ameliyatının ilk basamağı olarak uzun yıllardır kullanılmakta olan sleeve gastrektomi ameliyatı, günümüzde tek başına bir prosedür olarak kabul edilmiştir. Hatta günümüzde uygulanan en popüler bariatrik cerrahi yöntemlerindendir. Ameliyat ağızdan yerleştirilen bir tüp ile ölçümlenerek, lineer staplerler kullanılarak midenin hastanın sol tarafında kalan curvatura major tarafının, yani fundus ve corpusun tamamen, antrumun ise kısmen çıkarılması esasına dayanır. Tüp mide ameliyatının risk komplikasyonlarını 3 grupta toplamak mümkündür Ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek risk ve komplikasyonlar Ameliyat sonrasında kısa vadede ortaya çıkabilecek risk ve komplikasyonlar Ameliyat sonrasında uzun vadede gelişebilecek risk ve komplikasyonlar Stapler hattından kaynaklanan erken komplikasyonlar nadir fakat en korkulan komplikasyonlardır. Kanama ve erken kaçaklar genellikle ameliyattan sonraki ilk günlerde görülür ve bariatrik merkez tarafından tedavi edilir. Lokal bölgesel özelliklere de bağlı olarak, günümüzde sleeve gastrektomiyi de kapsayan pek çok cerrahi prosedür gittikçe daha fazla oranda çok kısa yatış süreleri ve erken taburculukla, standart olarak uygulanabilmektedir. Bu nedenle bazen bariatrik tecrübesi olmayan cerrahlar da kanama veya akut kaçaklar gibi komplikasyonlarla karşı karşıya kalabilmektedir. Tüp Mide Ameliyatı Sırasında Ne Gibi Sorunlar Gelişebilir? Cerrahınızın deneyimi oranları en aza indirse de, tüp mide ameliyatı sırasında karşılaşılabilecek bazı problemler de vardır. Bunlar genellikle deneyimli bir cerrah tarafından ameliyat sırasında kolayca çözülürler. Ancak atlandıkları veya doğru yönetilemedikleri taktirde mutlaka ameliyattan sonraki ilk iki haftada belirti verirler. Stapler Hattından Kaçak Eskisinin % 15’i kadar olan yeni mideniz oluşturulduktan sonra genelde ameliyat sırasında hava veya metilen mavisi ile kaçak testi yapılır. Bu test farkına varılmayan kaçak riskini azaltır. Ameliyat sırasında kaçak gözlenirse doğrudan sütür koyma gibi yöntemlerle onarılabilir. Tüm stapler hattının dikilmesinin kaçağı azaltmada hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Ancak ve sadece klip konarak durdurulamayan kanamalarda, o da sadece o bölgeye konan dikişler kullanılabilir. Farkına Varılmayan Mide Yaralanması Nadiren de olsa gerek stapler tarafından, gerekse kullanılan el aletleri tarafından midede farkedilmeyen yaralanmalar oluşabilir. Mide duvarı çok kalın olduğundan genellikle üst tabakalardaki yaralanmalar sorun yaratmaz, ancak mukoza denilen iç tabaka da delindiyse ve farkedilmediyse kaçak oluşabilir. Görüşü Engelleyecek Kadar Büyük ve Yağlı Karaciğer Obezite cerrahisi hastalarında büyük ve yağlı, ağır karaciğer sık görülen bir durumdur. Bu nedenle, bütün hastalarımızda ameliyat öncesi 2 haftalık bir preop diyet uyguluyoruz. Ancak buna rağmen, özellikle de diyeti savsatan hastalarda çok büyük karaciğer bazen ameliyatı çok riskli, hatta imkansız hale getirecek kadar zorluk yaratabilir. Karın İçi Yapışıklıklar Yapışıklıklar genellikle geçirilen karın ameliyatları veya enfeksiyonlara PID ya da hastalıklara endometriosis bağlı oluşabilir. Bu durumda eğer kamera ve el aletleri batına güvenli olarak yerleştirilebildiyse, işimizin büyük bölümü, normal anatomi ve görüntüyü sağlayana kadar yapışıklıkları gidermek olacaktır. Bazı durumlarda ise trokar girişi bile mümkün olmayabilir, ameliyatın daha başında veya ilerleyen aşamalarında açık ameliyata geçmek zorunda kalınabilir. Kontrol Edilebilen Kanamalar Ameliyat sırasında pek çok kaynaktan kolayca kontrol edilebilen kanamalar gelişebilir. Genellikle mide-dalak arasındaki küçük damarlardan veya omentum denilen yağ dokusundaki gastroepiploik damarlardan gelişen bu kanamalar, kullandığımız gelişmiş mühürleyici cihazlarla kontrol altına alınabilir. Büyük damarsal yaralanmalarda ise cerrahın laparoskopik olarak damar dikişi atabilecek yetenek ve deneyimde olması gerekir. Dalak Yaralanmaları Genellikle BMI değeri çok yüksek, karın içi yağ dokusu fazla ve preop diyeti uygulamayan vakalarda yetersiz görüntülemeye bağlı olarak gelişebilir. Yaralanmanın derecesine göre tedavi uygulanır. Küçük yaralanmalar argon lazer ve çeşitli pıhtılaştırıcı maddelerle tedavi edilebilir. En kötü durumda, kanama durdurulamadığında veya dalakta tedavi imkansız boyutta yaralanma olduğunda dalağın alınması gerekebilir. Deneyimli bir bariatrik cerrahın gerçekleştirdiği bir ameliyatta gerçekleşmesi çok çok düşük bir olasılıktır. Karaciğer Yaralanması Özellikle ileri karaciğer yağlanması olan hastalarda ekartasyona bağlı olarak, çoğu kez önemsiz derecede karaciğer yaralanmaları gelişebilir. Ancak atlanan bir karaciğer yaralanması anlamlı derecede kan kaybına, enfeksiyona ve hatta yaşam kaybına yol açabilir. Kontrol Edilemeyen Kanama Normal seyreden bir obezite ameliyatında neredeyse 0’a yakın bir risktir. Ancak özellikle cerrahi egoya bağlı olarak batına uygunsuz trokar girişi sırasında büyük damar yaralanmasına bağlı olarak hasta kaybı dahi görülebilir. Kardiyovasküler Problemler Genellikle ameliyat öncesi saptanamamış, altta yatan bir kalp hastalığına bağlı olarak gelişirler. Anaflaksi Anestetik maddelere bağlı ciddi alerjik reaksiyon durumudur. Çok nadirdir. Tüp Mide Ameliyatı Sonrası 2 Hafta İçerisinde Ortaya Çıkabilecek Riskler Nelerdir? Stapler Hattı Kaçakları Laparoskopik sleeve gastrektomiden sonra kaçak oranları çalışma serileri ve hasta karakteristiklerine göre değişmekle birlikte, çeşitli yayınlarda % ila 7 arasında bildirilmektedir. Güncel sistematik gözden geçirme ve meta analizlerde oran % arasındadır. Başlangıçtaki bariatrik ameliyattan sonra yapılan revizyonel prosedürlerde mide bandı veya vertikal gastroplastiden sonra tüp mideye dönüşüm gibi.. fistül oranları % 20’lere kadar çıkabilmektedir. Kaçak için kritik alanlar özofagus-mide bileşkesinde yer alan stapler hattının en üst noktası %89 ve ardışık kartuşlar arasındaki bileşkelerdir. Postoperatif kaçaklar akut, geç, çok geç ve kronik olarak sınıflandırılmaktadır. Mide ameliyatı sonrası oluşan kaçağın tedavisiAkut ve kronik kaçaklar genellikle bariatrik merkezlerde tedavi edildiklerinden bariatrik tecrübesi olmayan bir cerrah genelde acilde bu vakalarla karşılaşmamaktadır. Bununla birlikte, sorunsuz bir tüp mide ameliyat sonrası döneminden sonra görülen geç ve çok geç kaçaklarla yüzyüze gelebilir. Postoperatif fistüllerin % 80’i bariatrik merkezden taburcu olduktan sonra gelişmektedir. Ancak bugünlerde, giderek daha çok bariatrik ameliyat neredeyse 1 günlük yatışla gerçekleştirildiğinden, bazen akut kaçaklarla karşılaşmaları da mümkün olabilir. 2834 vakayı içeren geniş bir seride, kaçaklar ortalama olarak 7. post-operatif günde, vakaların % 73’ünde taburculuktan 3-14 gün sonra ortaya çıkmıştır. Yakın zamanda bariatrik cerrahi geçirmiş bir hastada görülen lokal veya yaygın peritonit belirtileri ağrı, ateş, taşikardi, takipne, sıklıkla sol plevrada sıvı toplanması, sol omuzda ağrı muhtemelen bir geç fistüle bağlıdır. Düz ayakta karın grafileri veya radyoopak madde içirilerek çekilen kontrastlı pasaj filmleri tanıya yardımcı olabilir. Burada baryum yerine suda eriyen ilaçların kullanılması çok önemlidir. Tüm şüpheli vakalarda oral opak madde içirilerek tomografi çekilmelidir. Yanlış tanı hastanın genel durumunu bozar ve gelecekteki müdahalelerin başarı oranını düşürür. Peki, ne zaman doktorunuzu aramalısınız? Öncelikle taburcu olurken size verilen bilgileri dikkatle uygulamalısınız. Yukarıdaki belirtilerden herhangi birisini yaşadığınızda veya normal gitmediğini düşündüğünüz herhangi bir olayda mutlaka bize ulaşmalısınız. Genel durumunuzun çok ciddi şekilde bozulduğu durumlarda ise hiç gecikmeden acil servise başvurmalı, bu arada bize ulaşmalısınız. Medline veritabanı taranarak 4888 hastanın incelendiği bir çalışmaya göre kaçak oranı % olarak bildirilmiştir. Kısacası, en iyi merkezlerde dahi belli oranlarda kaçak görülebilmektedir. Buna karşın, ülkemizde henüz 1-2 yıldır obezite cerrahisi yaptığı halde binlerce tüp mide ameliyatı yaptıklarını ve kaçak oranlarının 0 olduğunu bildiren bazı cerrah ve merkezler hakkındaki kararı sizlere bırakıyorum. Bana göre bunun ancak birkaç açıklaması olabilir, ya sayılar gerçek değildir, ya kaçak olmadığı bilgisi gerçek değildir, ya da kaçak vakaları başka merkezlerde tedavi görmektedir. Bunun başka bilimsel bir açıklaması yoktur. Kaçak utanılacak veya üstünlük taslanacak bir konu değildir. Önemli olan oranlarınızın dünya ortalamalarına göre kabul edilebilir sınırlarda olması ve komplikasyon yönetimini doğru uygulayabilmenizdir. Tomografi genelde üç olası tabloyu gösterir Özofagogastrik bileşkede, yüksek seviyede stapler hattı fistülü ve sol subdiafragmatik sıvı birikimi Stapler hattına yakın peri gastrik yağ dokusu içinde hava kabarcıkları ve kontrast madde kaçağı olmaksızın perigastrik sıvı birikimi Çok sayıda kaçak ve yaygın sıvı birikimi Son tabloda cerrahın becerilerine ve deneyimine göre laparoskopik ya da açık yöntemle üst batın boşluğunun temizlenmesi ve drenajı amacıyla acil bir ameliyat ilk basamak olarak gerekli olabilir. Ağızdan beslenmenin kesilmesi, sıvı resüsitasyonu, antibiotikler, özofageal veya gastrik sıvıların aspirasyonu, damardan beslenme desteği, ağrı kesiciler, endoskopik stend yerleştirilmesi ve bariatrik merkeze nakil uygun bir tedavi planıdır. Ancak deneyimli yoğun bakım, endoskopi ve radyoloji üniteleri zorunludur. Acil cerrahi tedavi hemodinamik bulguları anstabil olan, ciddi ve direngen semptomları olan, akut ya da geç fistülü ile yaygın sıvı birikimi olan hastalarda düşünülmelidir. Deneyim yeterli ise laparoskopik yaklaşım en iyi seçenektir. Karın boşluğunun bolca yıkanması, fistül yerinin saptanması ilk olarak özofagogastrik bileşke kontrol edilmelidir. ve çok sayıda dren yerleştirilmesi gerekir. Sıklıkla saptanabilen stapler hattı defektinin onarılmasına kalkışılmamalıdır. Ameliyatın temel üç amacı vardır Sepsisin kontrol altına alınması, batının tekrar kontaminasyonunun engellenmesi ve enteral- parenteral beslenme desteğinin sağlanması.. Hasta stabilse tüm diğer stapler hattı fistülleri en iyi yönetim stratejisinin uygulanabileceği bariatrik merkezlere refere edilmelidir. Bu hastaların tedavisi perkütan abse drenajı, parenteral-enteral beslenme ve antibiotiklere dayanır. Seçilmiş vakalarda endoskopik stend yerleştirilebilir, endoskopik fibrin glue uygulanabilir. Bu işlemlerin deneyimli girişimsel endoskopi merkezlerinde yapılması başarı şansını arttırır. Mide Orta Kesiminde Darlık Oluşturulan tüp mide kalibrasyonunun çok dar bir tüp üzerinden yapılması, rezeksiyonda tüp kullanılmaması veya stapler hattına dikiş konulması gibi nedenlerle, % gibi bir oranda mid-gastrik stenoz gelişir. Bu hastalarda direngen kusma ve gıda intoleransı görülür. Dehidrasyonun konservatif tedavisinden sonra hastalar endoskopik dilatasyon için bariatrik merkeze refere edilmelidir. Genellikle yatış gerektirmeyen 3-4 endoskopik dilatasyon yeterli olur. Başarısız dilatasyon durumunda elektif olarak gastrik bypass revizyonu veya uzun darlık hattı boyunca seromyotomi mide üst tabakalarının boylamasına kesilmesi gerekebilir. Emboli Pıhtı Atması Kan pıhtıları herhangi bir ameliyattan sonra oluşabilirler ve hızla tedavi edilmezlerse hayatı tehdit edebilirler. Pelvik ameliyatlar, kalça protezi gibi büyük ameliyatlar ve obezite cerrahisi emboli riski altından dikkatle hazırlık yapılması gereken ameliyatlardır. Önlem olarak ameliyat öncesinde ve sonrasında kullanılan kan sulandırıcı iğneler, ameliyat sırasında kullanılan ve bacaklara sarılan sürekli basınç pompaları, ameliyat sırasında ve sonrasında kullanılan anti embolik çoraplar ve erken mobilizasyon uygulanır. Buna rağmen, bacak damarlarında oluşan bir pıhtı akciğer, beyin gibi hayati bir organa atılacak olursa, o damarın beslediği bölgede beslenme sorununa yol açabilirler. Tıkanan damarın boyutuna bağlı olarak yaşam kaybından, tam veya kısmi felçlere kadar ciddi sorunlar yaşanabilir. Peki bu konuda nelere karşı uyanık olunmalıdır? Bacakta kızarıklık, şişlik ve ağrı, uyuşukluk, güçsüzlük, ani nefes darlığı, konuşmada bozulma pıhtı belirtisi olabilir. Kan pıhtıları kalp krizine, inmeye, hatta ölüme neden olabileceğinden derhal bir acil servise ulaşmalı, bu sırada da bizi aramalısınız. Sigara içenlerin pıhtı açısından yüksek risk altında olduğunu hatırlatalım! Derin ven trombozu sıklığı çok düşük, %1’in altında görülen bir komplikasyon olsa da, sonuçlarının ciddiyeti açısından uyanık olunmalıdır. Tedavide genellikle pıhtıyı eritecek dozda kan sulandırıcılar, bazen de pıhtıyı çıakrmaya yönelik girişimler uygulanır. Yara Yeri Enfeksiyonları Yara yeri enfeksiyonları her ameliyatta görülebilir. Oran laparoskopik ameliyatlarda oldukça düşüktür. Obezite bu oranı arttıran bir faktördür. Enfeksiyonlar uygun antibiotik ve yara bakımı ile tedavi edilmezse, doku ölümü, yaygın enfeksiyon ve hatta yaşam kaybına yol açabilirler. Enfeksiyon açısından dikkat edilmesi gereken belirtiler ateş, kesi yerlerinde kızarıklık, kötü kokulu akıntı, ısı artış ve kalp atımında hızlanmadır. Chopra ve arkadaşlarının 2011 yılındaki bir çalışmasına göre bariatrik cerrahiden sonra yara yeri enfeksiyonu riski % 10-15 gibi yüksek oranlardadır. Yara yeri enfeksiyonlarının tedavisinde antibiotik kullanımı, dikişlerin alınması, yara yerinin yıkanması gibi yöntemler uygulanır. Tedavinin süresi ve ağırlığı enfeksiyona yol açan bakteriye göre değişebilir. MRSA veya Staphilokok gibi bakteriler yayılımı önlemek için çok daha yoğun tedavi gerektirirler. Tüp Mide Ameliyatının Uzun Vadede En Sık Görülen Risk ve Komplikasyonları Nelerdir? Tüp mide ameliyatından sonra uzun süre sonra da görülebilen bazı komplikasyonlar vardır, ancak bunlar nadiren yaşamı tehdit edecek ciddiyettedir. Bu sorunları inceleyecek olursak Beslenme Yetersizlikleri Gastrik bypass veya duodenal switch gibi emilim azaltan ameliyatlara göre çok daha düşük görülürler. Ancak tüp mide ameliyatlı hastaların % 12’sinde belli derecelerde eksiklikler görülebilir. Besin eksikliğinden şüphelenmemizi sağlayan belirtiler anormal soluk deri, halsizlik, saç kaybı, baş dönmesi, kabızlık, adet düzensizlikleri ve konsantrasyon güçlükleridir. Bunların giderilmesinde beslenme destekleri, diyetin düzenlenmesi ve en geç 3 ayda bir kan tahlilleri ile takip önerilir. Safra Kesesi Taşları 2014’de Journal of Obesity’de yayınlanan bir çalışmaya göre, tüp mide ameliyatından sonraki iki yıl içinde safra kesesi taşları %23 oranında görülür. Karnın sağ üst kısmında ağrı, sağ kürek kemiği altında ağrı, bulantı, kusma, gaz problemleri, hazımsızlık, mide ekşimesi gibi belirtiler safra kesesi taşlarından şüphelendirmelidir. Çok şiddetli ağrı olduğunda mutlaka acil servise gitmeli, aksi durumlarda bize ulaşmalısınız. Yapılacak bir ultrasonografiyle safra taşları kolayca saptanabilir. Safra kesesi taşları oluşmuş ise laparoskopik safra kesesi ameliyatı gereklidir. Özellikle obeziteden kurtulmuş durumdaki hastalarda son derece güvenli ve nispeten kolay bir ameliyattır. Gastroözofageal Reflü Hastalığı Obezite cerrahisinden sonra reflü görülebilen bir yakınmadır. Tüp mide ameliyatından sonra reflünün arttığını ileri süren yayınlar kadar, azaldığını söyleyenler de mevcuttur. Bununla birlikte, bazı çalışmalarda hastaların % 47’sinin reflüden yakındığı bildirilmiştir. Tedavisinde proton pompa inhibitörü grubundan ilaçlar koruyucu olarak ameliyattan sonraki 4-5 ay kullanılmalıdır. Tedaviye rağmen reflü devam ediyorsa Stretta gibi endoskopik tedavi yöntemleri veya cerrahi tedavi düşünülmelidir. Yazar Op Dr Murat Üstün Dr. Murat Üstün, İstanbul Bariatric Center'ın IBC kurucusu ve obezite cerrahisi ekibi lideridir. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi'nde uzmanlığını yapmış, 100'ün üzerinde obezite cerrahisi ile ilgili ulusal ve uluslararası kongrede yer almıştır. Murat Üstün ve İstanbul Bariatric Center ekibi, gastrik bypass, tüp mide ameliyatı, mide balonu ve duodenal switch ile biliopankreatik derivasyon dahil olmak üzere çeşitli tıbbi prosedürler uygulamaktadır. Ameliyatlar Joint Commission International JCI onaylı bir hastanede gerçekleştirilir. Murat Üstün, tüm kadrosu ile birlikte ana hedef olan hastanın sağlığına ve güvenliğine büyük önem vermekte ve bunun, mükemmellik denkleminin bir parçası olduğuna inanmaktadır. Tüm Yazıları →
mide delinmesi ameliyatı sonrası riskleri