Uykuve yemek yeme ile ilgili sorunlar başlayabilir ya da aşırı sinirli olabilir. - Alt ıslatma, parmak emme, bebeksi konuşma, ağlama görülebilir. Kendi başlarına yemek yemek istemeyebilirler. Anne baba ile birlikte uyumak için hayali korku hikayeleri uydurabilirler. - Anne babaya ve çevrelerine sözlü ve fiziksel olarak Kıskançlık, sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutumdur. Yani sevilen birisinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır. Her yaş grubunda görülebilen kıskançlık, çocuklarda daha yoğun yaşanır. Ebeveynler tarafından kontrol edilmediğinde ve pekiştirildiğinde çocuklarda engellenemez bir karmaşaya yol açabilir Buher çocuk için baş etmesi güç ve zor bir duygudur. Kardeş kıskançlığı doğal bir duygu olup, şiddeti ve dışa vurumu her çocuğa göre farklılıklar gösterebilmektedir. Ortalama 3 ile 8 yaş arasında bu duygu daha yoğun yaşanmaktadır. Çünkü bu dönemde çocuklar mantık kavramıyla değil daha çok duygu KardeşKıskançlığı. Pelin Kuzugüdenli. Öfke, korku ve kaygı, kıskançlık, sevinç insanın doğası gereği hayatın her döneminde yaşanması doğal duygulardır. Çocuk da duygusal gelişim sürecinde bu olumlu ve olumsuz duyguları doğal bir şekilde yaşar. Ancak duyguların yaşanma sıklığı, yoğunluğu, şekli çok 8)Yalnızca küçük çocuk ile ilgilenilmesi. 9)Büyük olduğu için kardeşi ile ilgili aşrı sorumluluk yüklemeleri yapılması. 10)Kardeşler arasında kıyaslamaların yapılması da kıskançlığa neden olmaktadır. Kardeş Kıskançlığı Belirtileri 1)Çocuğun dikkat çekmek için yaptığı davranışlar. HrMj. Kıskançlık insanın gelişimi düşünüldüğünde hangi yaşta olursa olsun insanın en temel ve baş edilmesi en zor duygularından birisidir. Kardeş kıskançlıkları birden fazla çocuğu olan her ailede görülür. Çünkü her bir çocuk anne ve babasının ilgisini, sevgisini, zamanını bir başkası ile paylaşmak istemez. Özellikle anne, çocuğun dünyasıdır, en değerli varlığıdır. O’nun sevgisini kaybetme korkusu dayanılmaz bir duygudur. O’nu bir başkası ile paylaşacağını; bir diğer ifadeyle annesinin sevgisini kaybedeceğini öğrenmek ya da paylaşıyor olmak çocuk için acı verici bir durumdur. Bazı çocuklar kardeş istediklerini söylerler. Bu durum, anne ve babaları rahatlatır. Ancak, kardeşin doğması ile sorunlar baş göstermeye başlar. Burada öncelikle, çocukların isteklerinin, değişkenlik gösteren bir doğası olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca, çocuklar kardeş kavramını bilmezler. Onlar, aslında kendilerine bir oyun arkadaşı isterler. İstediği zaman oynayabileceği, istemezse evine gönderebileceği, hayatını paylaşmak zorunda olmadığı bir oyun arkadaşı sadece… Çocuk kardeşi olduktan sonra artık hayatının hiçbir zaman daha önceki gibi olmayacağını görmeye ve anlamaya başlar. İlk çocuk , kardeşi olana kadar, anne ve babasının ilgisini, sevgisini tamamen üzerinde hisseder, bunları kimseyle paylaşmadan büyür. Kardeşin dünyaya gelmesi ile beraber kendi üzerinde toplanan bu ilgi ve sevginin azaldığını görür. Çünkü yeni doğan çocuk en azından fiziksel temel ihtiyaçları nedeniyle daha çok zaman ve enerji harcamayı gerektir ki bu durum, büyük olan çocuğun önceden kendisine sunulan zaman, ilgi ve emeğin kısıtlanması ile olur. Ayrıca, gelen çocuğun cinsiyeti, annenin yükünün azaltılması için büyük çocuğun kreşe başlaması, odasının ayrılması vb. değişiklikler çocuğun hayatında bir çok yeniliğe, çocuk için olumsuz değişikliklere uyum sağlamak zorunda kalmasını sağlar. Bu durum çocukta uyum sorunarını ortaya çıkartır ki çocuklar, sıradan rutin düzenlerinin bozulmasında bile uyum güçlükleri gösterirler. Çünkü, rutin, bir diğer ifadeyle, bir adım sonrasını bilmek onlara güven verir. Kardeşler arası yaş farkı ne kadar az ise kıskançlığın şiddeti o derece büyük olur. Çünkü, 3-4 yaş öncesi, anneye duyulan yoğun ilgi dönemidir. Bu dönemde annenin ilgisini paylaşmak zorunda kalan çocuğun kardeşine ve annesine karşı tepkisi büyük olur. Kimi zaman küçük kardeşin gelmesiyle beraber, anne ve babaların ilk çocuktan beklentileri artar; daha fazla sorumluluk almaları, başarılı olmaları yönünde baskılar ortaya çıkarken; diğer yandan da, kardeşi ile olan ilişkilerinde uyumlu ve olumlu hatta kardeşi ile ilgili sorumluluklara yardımcı olması beklenir. Olumsuz tutum ve yaklaşımlarından dolayı çoğu zaman suçlanır, cezalandırılır. Böylece çocuğun, bebeğe karşı hissettiği kızgınlık , kırgınlık, haksızlığa uğradığı duyguları öncelikle anne babasına daha sonra da kardeşine doğru yönelir. Çocuk eğer kendisini dışlanmış, yanlız, sevilmeyen çocuk olarak hissederse kaybettiklerini tekrar kazanmak için bebekleşmeye başlar. Kardeşi gibi bez bağlanmasını isteme, çişini , kakasını beze yapma, biberonla süt içme, annesini emme, bebeksi konuşma; başarısızlıklar, uyumsuz ve hırçın davranışlar, öfke patlamaları, kurallara uymama vb. olumsuz davranışlar ortaya çıkar. Çocuğunuza Nasıl Yardım Edebilirsiniz? İlk olarak, ,ikinci bir çocuk kararını siz verin, çocuğunuzun doğası gereği isteklerinin değişken olacağını unutmayın! Çocuğun kıskançlığını ortadan kadırmaya ve kardeşini sevdirmeye çalışmak yerine, olumsuz duygularını ifade edebilmesini sağlamalısınız. “Beni çok yoruyor, bu yüzden bazen ben de ona kızabiliyorum, hiç bir şeyini kendisi yapamadığı için ben yardım etmek zorundayım, bu yüzden çok yoruluyorum, sana eskisi gibi zaman ayıramıyorum ama seni önceden sevdiğimden daha az sevdiğimi düşünme, ben de kardeşim doğduğunda böyle hissetmiştim” vb ifadelerle onun olumsuz duygularını ifade etmesini cesaretlendirin ve onu anladığınızı gösterin. . “Biricik”liğini O’na hissettirin.. Böylece daha az sevildiğine, ikinci plana itildiğine yönelik düşünceleri ile başetmesi kolaylaşacaktır. “ Sen benim biricik kzımsın/ oğlumsun, senin annen/ baban olduğum için çok memnunum, iyiki senin gibi bir kızım/ oğlum var” vb. ifadeleri sıkça kullanın. Bu sözlerinizin gerçeliğini ona zaman ayırarak, birlikte oyun oynayarak,keyifli etkinliler yaparak gösterin. Her ne kadar yenidoğan daha fazla ilgi ve bakıma ihtiyaç duyuyorsa da, ilk çocuk her zaman anne ve babasının ilgisine daha yoğun ihtiyaç duyar. Sonuç olarak, çocuğunuzun kardeşini kıskanmasını ortadan kaldıramayacağınızı, onu sevmek zorunda olmadığını unutmayın. Bunların yerine çocuğunuzun kıskançlık duygusunu kontrol altında tutabilmesini kazandırabileceğinizi, her iki çocuğa da zaman ayırmanızın önemli olduğunu, kardeş kavgalarında fiziksel zarar verme olmadıkça araya girmemeniz, dolayısıyla taraf tutmamanız gerektiğini,“sen büyüksün…” ve “sen küçüksün…” kelimeleri ile başlayan ifadeler yerine tartışmalarda ikisine aynı yaklaşım ve önerileri sunmanız gerektiğini, ergenlik dönemi sonlarında ilişkilerinin daha paylaşımcı ve beklediğiniz kardeş ilişkisine daha yakın olacağını, bunun doğal gelişim sürecinde adım adım çözümleneceğini unutmayınız. Çünkü, kardeş kıskançlığı doğal gelişimsel bir sorundur! Sözü edilen yaklaşım ve öneriler ile baş edemediğinizi, çocuğunuzun sorunlarının büyüdüğünü gözlemlediğiniz taktirde ise mutlaka bir uzman desteğini ihmal etmeyiniz. Yazar Banu Kılıç • 8 Ocak 2019 • Yorumlar Kıskançlık, sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamama durumudur. Kıskançlık hayatın her döneminde görülebilir fakat çocuklukta biraz daha yoğun yaşanabilmektedir. Bu duygu ile ilk tanışma iki yaş civarında olmaktadır. Doğal ve insanı oldukça mutsuz eden bir duygudur. Önemli olan bu duygunun ne boyutta yaşandığıdır. Özellikle küçük çocuklarda yeni doğan kardeşi kıskanma, kimi zaman hayatı etkileyecek ve davranış bozukluğuna sebep olabilecek derecede yoğun bir şekilde yaşanan bir duygu olabilmekte ve yardım gerektiren bir durum haline gelebilmektedir. Doğal bir duygu olan kıskançlık, sevilen bir kişinin bir başkasıyla paylaşılamamasıdır ve temelde güvensizlikten kaynaklanır. O zamana kadar kendine yöneltilen ilgi ve dikkatin kardeşe yöneltilmesinden duyulan rahatsızlık en temel nedendir. Kardeşin doğumu ile birlikte ona ayrılan zamanın azalması çocukta bebeğe karşıymış gibi görünen fakat aslında anne babaya karşı olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların artmasına neden olabilmektedir. Çocuk kendisini terk edilmiş ve güvensiz hissetmeye başlar. Kıskançlıkta rol oynayan bir diğer etken ise kardeşler arasındaki yaş farkıdır. Yaş farkı az olan kardeşlerde kıskançlığın görülme oranı yaş farkı fazla olanlara göre biraz daha yüksektir. Dışarıdaki insanlar, akrabalar da olumsuz düşüncelerin doğmasına neden olabilmektedir. Kardeşleri kıyaslamak, çocukların birbirleriyle rekabete girmelerine ve kızgınlık duymalarına neden olabilmektedir. Bazı çocuklar ise mizaçlarından ötürü kıskaç olabilmektedirler. Kardeş kıskançlığında bazı belirtiler olabilmektedir. Bunlar Yeni bir kardeşin doğumuyla birlikte, çocuk o güne kadar evde kendisi ilgi ve sevgi odağındayken birden ikinci plana itilmiş gibi olabilmektedir. Sevilmediği düşüncesi ile anneden tamamen uzaklaşıp içine kapanıp yemek yememeye ve zayıflamaya başlamaktadır. Alt ıslatma, parmak emme gibi davranışlarla önceki gelişim evresine doğru gerileme görülebilmektedir. Huzursuz bir görünümleri vardır. Kendisine ya da eşyalara yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilmektedirler. Evden ayrılmayı reddetmekle birlikte okula gitmek istememe gibi, huzursuzluk ve isteksizlik gibi belirtiler sıklıkla gözlemlenebilmektedir. Bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça belli ederken kardeşine vurma gibi, bazıları ise bu duygularını bastırıp aşırı sevgi gösterebilirler. Bunun nedeni ise anne babanın sevgisini kaybetme ve tepki görme korkusu yatmaktadır. Anne babalar çocuğu bu duygusundan ötürü suçlamamalı, yargılamamalı veya cezalandırmamalıdırlar. Öncelikle aile doğum öncesinde kardeşi olacağını çocukla paylaşmalıdır. Kardeşle birlikte evdeki düzen farklılaşsa da, ailenin ona olan duygularının hiçbir zaman değişmeyeceği anlatılmalıdır. Çocuğun alışık olduğu ev düzeni mümkün olabildiğince korunmalıdır. Çocuğa bebeğin daha küçük olduğu ve henüz kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığı anlatılmalıdır. Bebek için seçilen isimde ve eşyalarda çocuğun fikri de alınmalı ve aile bütünlüğü vurgulanmalıdır. Anne-baba yeni kardeşe övgü dolu cümleler kurmamalı ve çocuklar arasında ayırımcı cümleler kullanılmamalıdır. Çocuğun durumu düşünüldüğünden daha kötü bir durumda ise mutlaka bir çocuk psikoloğu ile görüşülmelidir. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. Yeni bir kardeş, bir çocuk için kabullenmesi gerçekten çok zor olan bir durumdur. Çocuğun yeni kardeşi kabullenebilmesini çocuğun yaşı, ailenin çocuğa yaklaşımı ve çocuğun kişilik özellikleri gibi birçok faktör etkilemektedir. Kardeş kıskançlığını tamamen önlemenin maalesef bir reçetesi bir kesinliği yoktur. Zaten kardeşlerin bir derece bu kıskançlığı yaşaması doğal ve sağlıklıdır. Burada önemli olan kıskançlık derecesi ve çocukların birbirlerine karşı olan olumsuz davranışlarıdır. Bu dengeyi sağlamak çok önemlidir. Burada siz ailelere iş düşmektedir. Bilinçli davranarak çocuğunuzun kardeşine karşı tutumunu daha ılımlı hale getirilebilirsiniz. Uzman Desteği ile çocuğunuzu kardeşin gelişine hazırlayın. Çocukların yaşına ve kişilik özelliklerine göre yeni kardeşe alışması ve onu kabullenmesi farklılık gösterebilir. Çocuğun bu dönemi daha az sancılı geçirmesi ve kabullenmesini kolaylaştırmak için çeşitli önlemler alınabilir. Bu önlemler sizin ve çocuğunuzun özelliklerine ve yaşam şartlarına göre değişeceği için en sağlıklı önerileri çocuğunuzun yaşını, gelişim özelliklerini ve ailenizin yapısını gözönünde bulundurarak bir uzmandan destek alabilirsiniz. Böylelikle, doğum öncesi ve doğum sonrası süreçte çocuğunuzu bebeğin gelişine hazırlayabilirsiniz. Bebek gelmeden bazı şeyleri çözmek daha kolaydır. Bebek geldikten ve kardeş kıskançlığının derecesi arttıktan sonra çocuğun bunu kabullenmesini sağlamak daha zahmetli ve uzun bir süreç destek alınması çocuğun bu zorlu süreci daha az sancılı geçirmesini ve çocuğun kardeşine karşı davranışları da olumlu olmasını sağlayacaktır. Kıskançlık Derecesi Çok Yüksekse Psikolojik Destek Alın! Bu dönemi her çocuk farklı şekilde yaşayacağını belirtmiştik. Bütün bu önlem ve hazırlığa rağmen çocuk bebeği kabullenmekte zorlanıyorsa çocuğun mutlaka psikolojik destek alması şarttır. Çocuk okulöncesi dönemde ise oyun terapileri güçlü bir tedavi yöntemidir. Bu terapinin etkisi aile terapisi ve oyun terapisinin birleşiminden oluşması ve anne babanın terapi sürecine katılmasıdır. Çocuğun Psikolojik Desteğe İhtiyaç Duyduğunu Nasıl Anlarsınız? Çocukta geçmeyen uzun süren bir moral bozukluğu ve mutsuzluk, eski hayat enerjisinin olmayışı, eskisi gibi istekli oyun oynamaması, altına ıslatması, tırnak yemesi, mastürbasyon, uyku bozuklukları, yemek bozuklukları, aşırı öfke , hırçınlık, depresyon, vurma, arkadaşlarına zarar verme, fobiler, takıntılar, tutturmalar, her fırsatta kardeşini kötülemesi ve zarar vermesi gibi davranışlar gözleniyorsa mutlaka bizlerden profesyonel destek almalısınız. Aile, Çocuk, Ergen, Genç ve Yetişkinler İçin Ücretsiz Psikolojik Danışma, Psiko-Sosyal Terapiler, Zeka ve Kişilik Testleri, Okul, Kreş ve Diğer Kurumlara Yönelik Tüm Hizmetleri Aşağıdaki Linklerden İnceleyebilirsiniz Detaylar İçin 0850 840 84 55 Hakkımızda Daha Çok Bilgi Alın Gönüllü Uzmanlarımız ve Özgeçmişleri Sivil Toplum Farkındalık Çalışmalarımız Çocuk, Ergen ve Gençler İçin Psiko-Sosyal Terapiler Aile, Çift ve Bireysel Psiko-Sosyal Terapiler Mesleki ve Kişisel Gelişim Eğitimlerimiz Kurumsal Gelişim ve Eğitim Hizmetlerimiz Aile, Çocuk ve Öğretmenler İçin Yaratıcı Drama Basında Yer Alan Bazı Haberlerimiz İş Birliği ve Referanslarımız Aile, çocuk, ergen, genç ve diğer yetişkinlere sunulan tüm kişilik ve psikolojik testler, danışmanlık ve terapi hizmetleri, bireysel ve kurumsal gelişim eğitimleri içerikleri bakımından planlı, bilimsel ve etik kurallar çerçevesinde disipline edilerek yapılandırılmıştır. Sunum ve etkinlikler, terapi ve danışmanlıklar alanında uzman akademisyenler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, pedagoglar ve alanında uzman diğer profesyoneller tarafından yürütülmektedir. Bilgi ve becerisiyle bizi destekleyen akademisyen, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, sosyolog, eğitimci, hukukçu ve diğer uzmanlarımız hakkında detaylı bilgi almak için bu linke bakmalısın, belki aramıza katılmak istersin. Mavi Taç bir sivil toplum fikri olup temel yaklaşımı “Gelişmiş Bir Toplum İçin Çocuklara Doğru Bir Adım Daha!” prensibine dayanmaktadır. Sağlıklı, sorun çözme becerisi gelişmiş, farkındalık düzeyi yüksek yetişkinler o derece sağlıklı çocuklar demektir. Bizim için her bakımdan fiziksel, ruhsal ve sosyal sağlıklı çocuklar ise o derece gelişmiş bir tolum anlamı taşımaktadır. Bu temelde öncelikle sosyo-ekonomik düzeyi düşük tüm kesimlere ücretsiz sivil toplum farkındalık hizmetleri sunmaktayız. Kamu yararına sunulan sivil toplum faaliyetlerinin kuruluş tüzüğü çerçevesinde geniş bir yelpazesi bulunmakta fakat şimdilik sadece Samsun İlimizde hizmet verebilmekteyiz. Ayrıca tüm bu hizmetleri sürdürülebilir kılmak için bazı özel eğitim ve danışmanlık hizmetlerini tüzük çerçevesinde belirlenen şekliyle bağış karşılığında sunma imkanına sahibiz. Diğer tüm ayrıntılar için 0850 840 84 55 veya 0542 362 7 362 nolu telefonlardan bilgi alabilir ayrıca bu linkten konum ve adres bilgilerine göz atabilir belki bizi ziyaret etmek isteyebilirsin. Kişisel ve kurumsal gelişim programlarımız psikososyal grup çalışması temelinde yürütülmekte olup programlarda drama, rol-play, ısınma oyunları, interaktif uygulamalar, beyin fırtınası, takım çalışması ve en güncel yöntemlerle desteklenmektedir. Önceki eğitim programlarımızdan bazı örnekler görmek için buraya, hakkımızda çıkan haberlere bakmak için bu sayfaya tıklayın. Son olarak sosyal medya hesaplaımızı takip etmeyi unutmayın. Hesap Adı Mavi Toplum Aile ve Çocuk Derneği IBAN NO TR16 0001 5001 5800 7302 8484 51 Kardeş kıskançlığı belirtileri çeşitli şekillerde kendini gösterir. Kıskançlığın yetişkin bir insan üzerinde nasıl olumsuz etkileri varsa, kardeş kıskançlığının da ister yetişkin, isterse çocuk olsun psikolojik açıdan çeşitli olumsuz yönleri bulunmaktadır. Peki, kardeş kıskançlığı belirtileri nelerdir, kardeş kıskançlığına çözüm önerileri nelerdir diye merak ediyorsanız size vereceğimiz bilgilere göz - 1416 Son Güncellenme - 1424 Güncelleme - 1424Kardeş kıskançlığı, genellikle küçük çocuklarda kendini gösteren fakat yetişkin insanlarda da görülebilen psikolojik bir durumdur. Kardeş kıskançlığına neden olan birçok etken bulunmaktadır. Kardeş kıskançlığına neden olan en büyük etkenler ebeveynlerdir. Ebeveynlerin yanlış yönlendirme yapması, çocuklarına olan yaklaşımı kardeş kıskançlığına neden olabilmektedir. Kardeş kıskançlığı birden fazla çocuk olan ailelerde en sık karşılaşılan sorunlar arasındadır. Kardeş kıskançlığını net bir şekilde anlayabilmek için çocuklarınızın hareketlerini düzenli olarak takip etmeli, çocuklarınızı ayrı ayrı gözlemlemelisiniz. Kardeş kıskançlığının var olup olmadığını anlayabilmek için ilk olarak çocuğunuzun vermiş olduğu belirtileri incelemeniz gerekmektedir. Kardeş kıskançlığının belirtileri nelerdir?Ebeveynlerden uzaklaşma Kardeş kıskançlığının en önemli belirtileri arasında ebeveynlerden uzaklaşma durumu söz konusudur. Çocuklarınızdan birisi sizi yeterince dinlemiyorsa ve sizden koptuğunu düşünüyorsanız kardeşiyle arasında herhangi bir kıskançlık probleminin var olup olmadığını detaylı bir şekilde incelemenizi tavsiye kaba davranma Kardeşe karşı şiddet eğilimi ve onu her fırsatta hırpalaması kardeş kıskaçlığının en belirgin belirtisi arasında yer almaktadır. Çocuğunuz en ufak bir fırsatta kardeşini hırpalama girişiminde bulunuyor ve şiddet gösteriyorsa derhal bir önlem alınması ıslatma Altını ıslatma, parmak emme gibi alışkanlıklar, çocuğunuzda özgüven sorunu olduğuna ve onun ilgi istediğine işaret ediyor olabilir. Altını ıslatan bir çocuğunuz varsa kardeşiyle olan bağını gözlemlemenizi tavsiye sinirli olma hırçın davranma durumu Çocuğunuz sürekli hırçın davranmaya başladıysa ve siz ne yaparsanız yapın bu durumun bir türlü önüne geçemiyorsanız, kardeşiyle olan bağını mercek altına almanızın zamanı gelmiş demektir. Bu durumda hem kendi davranışlarınızı hem de çocuklarınızın birbirleriyle olan iletişimine dikkatlice gözden geçirmeniz tavsiye kıskançlığı diğer belirtilerini de şu şekilde ayırabilmemiz mümkün;1- Kekemelik 2- Yürümeden emeklemeye dönme3- Bebekçe konuşma 4- Biberonla beslenme alışkanlığına geri dönme 5- Yalancı emzik kullanmamasına rağmen bu alışkanlığına tekrar geri dönme 6-Anneye aşırı bağlılık 7- Konuşmanın gecikmesi 8- içe kapanıklık 9- Yalnız uyuyamama10- Sürekli kabus gördüğünü söylemesi Kardeş kıskançlığının nedenleri nelerdir?Kardeş kıskançlığının en önemli nedenleri ebeveynlerin davranış şekilleridir. Başka bir nedeni ise uzun süre tek büyümüş ve çok fazla ilgi görmüş bir çocuğun, kardeşi olduğunda ilginin tamamen ona karşı yoğunlaşacağı hissidir. Aslında iki durumda da odak nokta ebeveynlerdir. Ebeveynlerin davranış şekli kardeş kıskançlığının önlenmesine veya gelişmesine neden olan en önemli etkenlerdir. Kardeş kıskançlığı nedenleri ile alakalı daha fazla bilgi almak için aşağıda vermiş olduğumuz bilgileri inceleyebilirsiniz.* Kıskançlık, temelde güvensizlikten kaynaklanır. O ana kadar kendine yöneltilen ilgi ve dikkatin kardeşine yöneltilmesinden doğan rahatsızlık en temel nedendir. Kardeşin doğmasıyla birlikte ona ayrılan zamanın azalması çocukta, kardeşe karşı gibi görünen ama aslında anne babaya karşı olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların gelişmesine neden olabilir.* Çocuk kendini terk edilmiş, güvensiz ve desteksiz hissetmeye başlar. Kıskançlıkta rol oynayan bir başka etken de kardeşler arasındaki yaş farkıdır. Yaş farkı az olan kardeşlerde kıskançlığın görülme sıklığı, yaş farkı fazla olanlara oranla biraz daha yüksektir.* Cinsiyete göre de bazı farklılıklar yaşanabilir; çocuk kız ve doğan kardeş erkek ise, ana-babanın kendi cinsiyetinden hoşnut olmadığını düşünebilir. Ailelerin cinsiyete ilişkin görüşleri varsa ve bunu yansıtıyorlarsa, cinsiyete göre kıskançlık yaşanması kaçınılmaz bir durumdur.* Dışarıdan insanlar ve akrabalar da çocukta bazı olumsuz düşüncelerin doğmasına neden olabilirler. Kendisinden büyük bir kız kardeşi olan çocuğa saçlarının neden ablası gibi kıvırcık olmadığını sormak, abla ya da kardeşinin boyunun onu yakaladığını ve yakında onu geçebileceğini söylemek sanki bunlar kötü bir şeymiş gibi hem gereksiz hem de olumsuz etkileri olan yaklaşımlardır. Çocukların birbirleriyle rekabete girmelerini, kızgınlık duymalarını kıskançlığına çözüm önerileri Kardeş kıskançlığının önüne geçebilmek için sizlere birkaç önemli tavsiyede bulunacağız. Kardeş kıskançlığı çözüm önerileri arayışına girdiyseniz aşağıda vermiş olduğumuz bilgileri dikkatlice okumanızı tavsiye olan bağınızı güçlendirinÇocuğunuzu onu sevdiğiniz kadar başkasını sevemeyeceğine dair ikna olursa bu çatışma tamamen ortadan kalkacaktır. Her gün çocuğunuzla rutininize birer aktivite ekleyin. Ve hergün çocuklarınızla birlikteyken onlara ne kadar bağlı olduğunuzu anlatın. Çocuğunuz size her ne diyorsa söylediklerinin hepsini onun bakış açısıyla görmeye gülümseyinKahkaha atmak veya gülmek çocuğunuzun endişeli halinin yavaş yavaş kaybolmasına yardımcı olur. Onun strese neden olan hormonlarını azaltmak, bağlanma hormonlarını da devreye sokmak için bol bol ona karşı gülümseyin. Bu adil değil! Bana hiç yardım etmiyorsun benimde sana ihtiyacım var!Bu cümleyle karşılaşmanız, kardeşler arası kıskançlık olduğunun en önemli belirtileri arasında yer almaktadır. Bu durumda ebeveyn olarak size çok önemli görevler düşmektedir. Eğer size bu şekilde sitemde bulunuyorsa ona şu şekilde karşılık verebilirsiniz;Bu durumu haksızlık olarak görme. Beklemek zor biliyorum. Ben de yardıma ihtiyacın olduğunun farkındayım fakat benim süper güçlerim yok. Her ikinizi de çok seviyorum ve ne zaman yardıma ihtiyacınız olursa yanınızdayım. Kardeşin senden küçük ve henüz yardıma muhtaç olduğu için ona yardım etmem gerekiyor. Ölmek istiyorum artık!Bu cümleyle karşılaşmanız kıskançlığın çok ileri seviyede olduğunu ve kıskançlık yapan çocuğunuza ayrı bir şekilde ilgi göstermeye başlamanız gerektiğinin en önemli işaretleri arasındadır. Onun bu söylemine karşılık;Tatlım kendini o kadar kötü mü hissediyorsun gerçekten? Çok üzgünüm ve zor olduğunu biliyorum bu durumu telafi etmem için bana izin verebilir misin? Gibi sorular yöneltin ve ona bir yetişkinmiş gibi davranın. Bu şekilde konuşarak onun sakinleşmesini döneminde babası ya da başka bir aile üyesi anneanne, babaanne büyük çocuğun bakımıyla ilgili yemek yedirme, banyo yaptırma, uyutma gibi işlere başlayabilir. Böylece anne hastanedeyken ya da bebekle meşgulken çocuk kendini ihmal edilmiş hissetmez ve yaşantısının değiştiği fikrine baba aralarında iş bölümü yaparak, anne yeni bebekle ilgilenirken babanın diğer çocukla ilgilenmesi çocukta kendisiyle de ilgilenildiğini hissetmesini çocukla mümkün olduğunca nitelikli zaman geçirilmeye çalışılmalı, daha önce yapmaktan hoşlandığı alışkanlıklarını gerçekleştirmesine olanak verilmelidir. Yeni gelen kardeşle birlikte önceden gerçekleşen oyun parkına gitme, akşam yemeğinden sonra hikâye okuma gibi etkinlikler birden bire son bulmamalıdır. Bu sayede çocuk statü kaybına uğramadığını fark ederek özgüvenini doğan bebeğe aşırı sevgi gösterisinde bulunmak yerine, var olan sevgiyi ilk andan itibaren paylaştırabilmeyi hedeflemek daha doğru olacaktır. Bebeğe sevgi gösterdikten hemen sonra panik içinde çocuğa da aynı şeyi yapmaya çalışmak doğallığın kaybolmasına ve çocuğun kendisinin zorla sevildiği gibi yanlış bir fikre kapılmasına neden olacaktır. Kardeş Kıskançlığı Nedir? Kardeş kıskançlığının önlenebilmesi için, hamilelik döneminden başlanarak, çocukları kardeş olgusuna hazırlamak gerekir. Doğduğu günden itibaren ilgi odağı haline gelen ilk çocuklar, kardeşin gelmesiyle birlikte bu statüyü kaybetme duygusunu yaşayabilirler. Hemen hemen tüm kardeşler arasında var olan bir histir kıskançlık. Birçoğumuz belki de bu duyguya hiç yabancı değiliz. Şimdi bir düşünün, hangimiz küçük kardeşe gösterilen ilgiden sıkılıp saatlerce ağlamadık ki? Ya da yemek saati geldiğinde biberonunu alıp saklamadık? Bazen de sadece ağlasın diye onu korkutup, sonra da kendi ellerimizle emzik götürmedik? Kimi, yaşadığı kıskançlığı çevreye verdiği tepkilerle belli ederken, kimi de içine kapanarak anlatmaya çalışır rahatsızlığını. Ancak kardeşler arasındaki bu duygunun farklı sonuçlar vermesinin tek sorumlusu aslında anne ve babaların hatalı davranışlarıdır. Kıskançlığın Nedenleri Kıskançlığın temelinde, o ana kadar ilk çocuğa gösterilen ilginin yeni doğan kardeşe yöneltilmesinden meydana gelen rahatsızlık yatıyor. Kardeşin doğmasıyla birlikte ona ayrılan zamanın azalması çocukta, bebeğe karşı gibi görünen ama aslında anne ve babaya karşı olan kızgınlık, kırgınlık gibi duyguların gelişmesine neden olabiliyor. Cinsiyete göre de bazı farklılıklar yaşanabilir. Çocuk kız ve doğan kardeş erkek ise, anne – babasının kendi cinsiyetinden hoşnut olmadığını düşünebilir. Kıskançlığın Belirtileri Çocuk o güne kadar evde kendisi ilgi ve sevgi odağıyken birden ikinci plana itilmiş gibi hisseder kendini. Bu durumda sevilmediği düşüncesiyle anneden tamamen uzaklaşır, içine kapanır, yemek yememeye ve zayıflamaya başlayabilir. Kâbus gördüklerini ve sık sık tuvaletlerinin geldiğini bahane ederek ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışırlar. Altını ıslatma, parmak emme gibi davranışlarla önceki gelişim evresine oranla gerileme görülebilir. Hem gün içinde hem de geceleri aşırı sinirli olurlar. Huzursuz bir görünümleri vardır, sakinleşmekte zorlanır ve kimi zaman çevrelerindeki insanlara öfkeli davranabilirler. Evden ayrılmamak için okula gitmeyi reddetmeyle birlikte baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik belirtiler ile huzursuzluk, isteksizlik belirtileri sık sık gözlenebilir. Bazı çocuklar kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma gibi davranışlar gösterirken, bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterirler. Bu davranışın altında çoğu zaman ebeveynlerin sevgisini kaybetme korkusu yatar. Anne – babaya sık sık onu sevip sevmediklerini sorma ve sevgilerinden bir türlü emin olamama durumu yaşanabilir. Bunlara Dikkat Kardeşi doğmadan önce ona anlayabileceği bir dilde aileye yeni bir üyenin geleceğini, evdeki ortamın her zamankinden daha heyecanlı ve karışık olabileceğini anlatabilirsiniz. Çocuğunuza “Sakın endişelenme seni de bebek kadar seveceğiz” gibi sözler söylemeyin. Bu ifade iyi niyetli olsa da, çocuğun ebeveynlerinin sevgisi için kardeşiyle yarışmasına yol açabilir. Hamilelik döneminde babası ya da başka bir aile üyesi büyük çocuğun bakımıyla ilgili yemek yedirme, banyo yaptırma, uyutma gibi işlere başlayabilir. Böylece anne hastanedeyken ya da bebekle meşgulken çocuk kendini ihmal edilmiş hissetmez. Bebekle ilgili işlerde büyük çocuğunuzdan yardım isteyebilirsiniz. Örneğin; ona isim seçme, biberonunun soğutulması, oyuncak ya da giysi seçimi gibi konularda büyük çocuğun katılımı sağlanabilir. Her fırsatta çocuğunuzla birebir iletişime geçmeye çalışın. Birlikte ortak faaliyetlerde bulunarak, çocuğa kardeşiyle ve evle ilgili küçük sorumluluklar verin. Böylece ona, onu hala sevdiğinizi hissettirebilirsiniz. Kardeşler arasında kıskançlık hissettiğinizde onları birbirinden uzaklaştıracak değil, yakınlaştıracak ortamlar yaratın. Kardeş kıskançlığı ile nasıl baş edilir? Aile birliğini önemseyin ve ortak bir şeyler yapabileceğiniz zamanlar yaratmaya özen gösterin. Bireylerin kendi özelliklerini önemseyin. Ayrıca bütün çocuklarınızın kendilerine ait ilgi alanları ve yeteneklerinin olduğunun farkına varın. Çocuğunuzun duygularını tanıyın ve kardeşine karşı olan olumsuz davranışlarını olumluya çevirmeye çalışın. Çocukların arasındaki rekabete çözüm getirmenin ilk adımı, iyi bir dinleyici olmaktır. Ancak bu durumdan oturup dinlemek anlaşılmasın. Tersine, etkin dinleme ve beden dilini beraber kullanmalısınız. Asla yapmayın! Çocuklarınızdan birini gözbebeği olarak seçmeyin. Siz bunu hissettirmemeye çalışsanız da, diğer çocuğunuz durumu anlayacaktır. Kardeşler arasında asla karşılaştırma yapmayın. Çünkü rekabet; hırs ve kıskançlığı beraberinde getirir. Asla taraf tutmayın ve hakem olmayın. Çünkü haksız olduğu anne ve babası tarafından onaylanan çocuk, değer verilmeme ve sevilmeme gibi duygular yaşayabilir. Her çocuğunuzun aynı olmayacağını bilin. Bu nedenle çocuklarınızın kişilik ve isteklerine uygun davranmaya çalışın. Alıntıdır.

kardeş kıskançlığı ile ilgili drama